23 Aralık 2006 Cumartesi

Neden Bu Nefret?




Futbol! Dünyada bu yüzyılda spordan çok bir sektör durumunda ve bu sektörde Türkiye de bir yere sahip. Geçen yıllarda Türk futbolu dünyada çok da iyi bir konumda değildi ve yurtdışı serüvenleri büyük bir ihtimalle erken bir hüsranla son buluyordu. Ama 21.Yüzyıla yaklaşılırken her şeyin tersine döndüğü gibi, Türk futbolunun talihsiz gidişatı da tersine döndü. Türk futbolu artık kendi içine kapanık değildi. Galatasarayımız’ın öncülüğü ile başlayan Avrupa maceramız Fenerbahçe, Beşiktaş ve Anadolu’nun güzide kulüplerinin de katılımıyla güç buldu. Ancak burada kalıcı olan her zamanki gibi daima Galatasarayımız oldu.
Ve sonunda Türk futbolunun yıldızı 2000 yılının bir bahar akşamında parladı. Mayısın 17’sinde Galatasarayımız Kopenhag Parken Stadı’nda, futbolun beşiğinden gelen İngiliz rakibi Arsenal’i 4-1 mağlup ederek UEFA Kupası’nı havaya kaldırdı ve bundan sadece 3 ay sonra da Galatasarayımız “Yüzyılın Takımı” seçilen Real Madrid’i Fransa’nın Monaco kentinde 2-1 yenerek Avrupa’nın en büyük kupası olan Süper Kupa’yı da kazandı. Ancak bu ülkenin tek gurur kaynağı olan ve bu ülkeyi en zor anlarında mutluluğa boğan Galatasarayımız’ın başı çok ağrıyacaktı.
Evet, Galatasarayımız suç işlemişti. Çünkü Türkiye’ye ilk kez bir Avrupa Kupası kazandırmıştı. Galatasarayımız suç işlemişti, sebebi de Türkiye’yi bedavaya dünyaya tanıtmasıydı. Bu durum başta kuş simgeli kulüplerimiz olmak üzere birçok kulüp tarafından kıskanıldı. Hemen akabinde de Galatasarayımız’ı karalama kampanyalarına başlanıldı. Bunun da başında Avrupa’da aldıkları bir yenilgiyi şerefli mağlubiyet, bir beraberliği ise zafer kabul eden kuş simgeli kulüplerimiz vardı. Nedendir bilinmez bir maçta Chelsea’yi 2-0 yenen Beşiktaş’ı Avrupa Fatihi, Avrupa’da sıfır puan alan Fenerbahçe’yi de dünya kulübü ilan ettiler. Peki ya Galatasarayımız’ın yıllar süren çabalarından neden bahsetmediler? Amaçları Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı yükseltmekti ve bu amaç doğrultusunda başarıya giden her yol mübahtı. Biz bunları söylemek istemezdik ama bir takım sebepler dolayısıyla söyleme isteği duyuyoruz. Gönül ister ki lafta yaptıkları işleri gerçekte de yapabilseler.


Türk futbolu için bu sene oldukça önemlidir. Avrupa’da başarısız olunması halinde ülke puanı düşecek ve Türkiye Avrupa Kupaları’na bir sonraki yıl daha az takımla katılacaktır ve bunun önlenmesi için de Galatasarayımız canla başla mücadele etmektedir. Ama sırf kendi kısır döngüleri yüzünden Türk futbolunun bu pamuk ipliğine bağlı kritik durumunu heba etmeye çalışanları tarih affetmeyecektir... Galatasaray taraftarları da...

Hiç yorum yok: