29 Ocak 2008 Salı

Leverkusen Maçı Biletleri

UEFA Kupası 3.turunda 13Şubat'ta Bayer Leverkusen ile oynayacağımız maçın biletleri yarın satışa sunuluyor. Bilet fiyatları şöyle;
Numaralı Grup1 --> 250 YTL
Numaralı Grup2 --> 200 YTL
Kapalı Üst --> 80 YTL
Kapalı Alt --> 70 YTL
Yeni Açık Üst --> 40 YTL
Yeni Açık Alt --> 30 YTL
Eski Açık --> 40 YTL

28 Ocak 2008 Pazartesi

Rakibimiz Asvel Basket

Galatasaray'ımız bugün futbolda Türkiye Kupası ile yaşadığı kura heyecanının yanı sıra basketbolda da ULEB Kupası için ayrı bir heyecan daha yaşadı. ULEB Kupası'nda çekilen 2.tur kuraları sonucunda rakibimiz Fransız temsilcisi Asvel Basket oldu. Kendi liginde ikinci sırada bulunan Fransız temsilcisi ile yapacağımız ilk maç 19 Şubat'ta Fransa'da,i rövanş maçı ise 26 Şubat'ta İstanbul'da oynanacak.

Kupa'da Erken Final

Türkiye Kupası'nda çeyrek final eşleşmeleri İstanbul Ataköy Olimpiyatevi'nde çekilen kura sonunda belli oldu. Statü gereği seri başı uygulaması olmadığı için bütün takımların birbirleriyle eşleşebileceği turda rakibimiz Fenerbahçe oldu. Sarı-lacivertli ekiple vereceğimiz çeyrek final mücadelesinin ilk ayağı önümüzdeki pazar günü (3 Şubat 2008) Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'nda, rövanş mücadelesi ise 27 Şubat 2008 Çarşamba günü mabedimiz Ali Sami Yen Stadyumu'nda oynanacak.

Ankaragücü: 0 - Galatasaray: 4

Sabri Sarıoğlu, Cassio Lincoln, Ayhan Akman, Hakan Balta, Shabani Nonda, Barış Özbek, Rigobert Song, Tobias Linderoth, Hasan Şaş, Okan Buruk... Bu isimlerin arasına bir de kaleci eklesek alın size süper bir ilk onbir. Sayılan isimlerin hepsi Galatasaray futbol takımının as oyuncularıdır. Kimi sakatlığı yüzünden, kimi cezası yüzünden Ankara deplasmanına götürülmedi. Aynı gün oynanan Sivasspor-Fenerbahçe maçında Sivasspor'lu taraftarların maçtan önce açtıkları "Sivasspor Brezilya'ya Karşı" pankartına ironik bir şekilde yaklaştı akşam Galatasaray. Galatasaray'ımız dün gece Ankaragücü deplasmanına tamamı Türk oyunculardan kurulu bir takımla çıktı. Ayrıca hepsi bu değildi. Mehmet Güven, İlker Cihan, Erhan Şentürk ve Harun Temur... Bu isimler de takımın çektiği futbolcu sıkıntısı yüzünden deplasmana götürdüğü gençlerdi. Anlaşılacağı gibi Galatasaray sadece Ankaragücü'ne karşı değil, aynı zamanda kendisine de karşı mücadele etti.
Cumartesi akşamı Beşiktaş'ın Gaziantepspor'u, dün de Fenerbahçe'nin lider Sivasspor'u mağlup etmesinin ardından Galatasaray'ımız deplasmanda vereceği zorlu mücadeleden mutlak galibiyetle ayrılmalıydı. Açıkçası sahaya çıkan ilk onbiri görenlerin umutlu olduklarını söylemek pek de doğru olmaz. Bu tip sözler söylemeyi sevmemekle birlikte yine de içimde kalmasına yüreğim elvermeyecek. Dün akşam sahaya sürülen Galatasaray ilk onbiri pek çok eleştirmen nazarında 1.Lig'de bile ancak mücadele edebilecek bir güce sahipti. Sahada formsuz bir Arda'nın oluşu, yaşı ilerlemiş bir Hakan Şükür'ün oluşu bu gerçeği değiştirmeyecekti. Lâkin birkaç hafta evvel de belirttiğim gibi söz konusu takım Galatasaray'dı ve bu takımın ne zaman ne yapacağı büyük bir muammaydı. Dün akşamki Galatasaray'ın sahada ortaya koyduğu futbol sadece kendi taraftarlarını değil rakiplerini de şaşırttı.
Galatasaray'da büyük krizler her zaman takıma olumlu yansımıştır. Bu iddiaya en yakın desteği ligin ilk yarısında oynanan Galatasaray-Beşiktaş derbisinde görmüştük. Lincoln ve Hakan Şükür'ün maç günü kadro dışı bırakılması önce takım içinde fırtınalar koparmış ancak akşam saatlerinde skor tabelasına Galatasaray'ın 1-0'lık üstünlüğü olarak yansımıştı. Bu hafta içinde de Sabri kadro dışı bırakıldı. Galatasaray da adeta bu savı desteklercesine Ankaragücü'ne deplasmanda 4 gol atıp, zirveyi yeniden ele geçirdi.
Uzun bir maç analizi yapmayacağım. Yalnız belirtmeden de edemeyeceğim. Oftaş maçının ardından "Sahaya şu takımın formasını koysanız kazanması gerekirdi" diye inleyen ben, bu maçın ardından "Galatasaray'ın adı ve forması kazandı" diyebiliyorum. Bunu derken de ekliyorum, Ghalatasaray çok çok iyi bir futbolla kazandı bu maçı. Ancak yine de insanın sinirini bozabilecek şeyler olabiliyor Türkiye'de. Rize'yi beşlediğimizde Rize'nin zayıflığından yakınan medyamız, şimdi de Ankaragücü'nün savunmasının amatörlüğünden dem vurur oldu. Yahu el insaf! Attığımız bir değil, iki değil. Şimdi ben size Gaziantep'in gelenekselleşen Fenerbahçe mağlubiyetlerinden neden bahsetmediğinizi ya da ne bileyim Fenerbahçe 3-4 attığında neden sesinizi çıkarmadığınızı sorsam olur mu? Olur aslında da ben Galatasaraylı'yım, bana yakışmaz. Ha bir de Ümit'in attığı mükemmel gol var... Alex atsaydı o golü öyle bir şişirirdiniz ki... Patlayıncaya kadar...

27 Ocak 2008 Pazar

Alpella: 81 - Galatasaray: 78

Galatasaray, Beko Basketbol Ligi'nin 18.haftasında konuk olduğu rakibi Alpella'ya 81-78 mağlup olarak üst üste ikinci yenilgisini almış oldu ve sonuç dalayısıyla zirveden de inmiş oldu. Hüseyin Beşok ve Tufan Ersöz'ün devam eden sakatlıkları nedeniyle verdiği mücadelelerde haftalardır zorlanan takımımızda Owens'ın 21, Murat'ın da 19 sayılık performansı galibiyete yetmedi. Karşılaşmanın uzun bir bölümünü önde götüren Galatasarayımız son çeyrekte rakibinin üstün oyununa engel olamadı.

26 Ocak 2008 Cumartesi

Bir Transfer Haberi

Dün düzenlediği basın toplantısında Feldkamp'ın yönetime sert çıkmasının ardından akşam saatlerinde Galatasaray TV'ye konuk olan başkan yardımcısı Adnan Polat transferde sıcak saatler yaşadıklarını ve Roma takımının Gana'lı savunma oyuncusu Ahmed Barusso ile her konuda anlaştıklarını belirtti. Adnan Polat ayrıca 2 futbolcuyla daha görüştüklerini ve 31 Ocak'tan önce bu oyunculara da sarı-kırmızılı formayı giydirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi. Öyle cümleler kuruyorum ki kendimi haber ajansı gibi hissetmeye başladım. Hayırlısı tabii...

Sabri Kadro Dışı

Dün Galatasaray'da hareketli saatler yaşandı. Önce teknik direktörümüz Karl Heinz Feldkamp düzenlediği basın toplantısında yönetimi eleştiri yağmuruna tuttu ve 4 transfere ihtiyacı olduğunu, transfer döneminin kapanmasına sayılı günler kala istediği oyuncular alınmazsa istifa edebileceğin belirtti. Kendisi bunların yanı sıra Ankaragücü maçı sonrasında takımdan gönderilmesine karar verdiği birkaç ismi kamuoyuna duyuracağını söyledi. Yalnız Ankaragücü maçına kadar sabredemedi ve takımdan ayrılmasına karar verdiği ilk isim akşam saatlerinde kendisinin direktifiyle Adnan sezgin tarafından açıklandı: Sabri Sarıoğlu. 10 yıldır Galatasaray bünyesinde bulunan ve 2001 yılından bu yana A takımda olan Sabri'nin gönderilmesine karar verilmesi taraftarları da ikiye böldü. Bir kısım vefasızlıktan dem vururken, bir kısım da kendisinim 7 yıldır kendini bir türlü geliştiremediğini ve Galatasaray'da oynamayı hak etmediğini savunuyor. Ben de ikinci gruba dahilim. Sabri'nin Galatasaraylılığından zerre kadar şüphe duymam. Maç öncesi taraftarı adeta bir amigo gibi coşturur. Ancak bir futbolcunun görevi de amigoluk değildir. Taraftarına kendini sevdirmek isteyen bir Galatasaray futbolcusu bunu sahadaki performansı ile başarmalıdır. Aksi takdirde Tuncay ve onun gibilerden ne farkımız kalırdı! Bir de vefa konusu var tabii. Bu takım kimlere vefasızlık yaptı da sesleri çıkmadı bazı çevrelerin. Ha, elbette ki bu Sabri'ye de vefasızlık yapılması gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak her futbolcuyu vefa niyetine takımda tutmaya kalkarsak başa çıkamayız. Sabri'ye açık yollar diliyorum.

24 Ocak 2008 Perşembe

Gençlerbirliği Oftaş: 3 - Galatasaray: 0

Dün gece oynanan maçta Galatasarayımız deplasmanda Gençlerbirliği Oftaş'a 3-0 mağlup olarak Türkiye Kupası'ndaki grubunu ikinci sırada tamamladı. Daha fazla ayrıntıya girmeye gerek yok sanırım. Skor her şeyi anlatıyor zaten.

22 Ocak 2008 Salı

Hemofarm: 77 - Galatasaray: 84

Galatasarayımız ULEB Kupası C Grubu'nda gruptaki kaderini tayin edecek olan 10. ve son maçında bu gece deplasmanda Sırbistan'ın Hemofarm takımına konuk oldu. Gruptan çıkmayı geçtiğimiz hafta garantileyen takımımız bu maçtan da 77-84'lük bir galibiyetle ayrılınca rakibini üçüncü sıraya iterek grubunu ikinci olarak tamamladı. Takımımız her ne kadar maça iyi başlayamayıp ilk çeyreği 20-16, devreyi de 37-34, üçüncü çeyreği de 60-54 geride tamamlasa da son çeyrekte muhteşem bir geri dönüş ile karşılaşmadan galip ayrılmayı başardı. Galatasarayımızda 17'şer sayı oynayan Charles Gaines ve Chris Owens galibiyetin baş mimarları oldu. Bu sonuçla birlikte Galatasarayımız ikinci tur kura çekimine ikinci torbadan dahil olacak ve 3.torbada yer alan en kötü 2 grup ikincisi veya en iyi 6 grup ikincisinden biriyle eşleşecek.

Galatasaray: 1 - Bursaspor: 0

Üniversitelerde türban serbest kalacak mı kalmayacak mı ikilemi, Kuzey Irak’taki kritik durum, Dink suikastının yıldönümü ve daha nice gündemi meşgul eden olayın pek bir önemi yoktu pazar akşamı Galatasaray taraftarları için. Sivasspor ve Beşiktaş maçlarını kazanmıştı. Gaziantepspor’un Fenerbahçe ile oynadığı karşılaşmadan da yine gelenekselleşen skor çıkmıştı. Haliyle o akşam Galatasaraylıların aklında Bursaspor’u yenmekten başka bir düşünce yoktu. Tüm bunlara iki hafta önce Bursa’da oynanan kupa maçında takımımıza ve oyuncularıma yapılan hakaretleri de ekleyince aslında maçtan önce maçın gidişatını tahmin etmek pek de güç değildi. 90 dakika boyunca edilen küfürler ve bunların çoğunun futbolumuzun en son küfür edilecek adamlarından olan Hakan Şükür’ü hedef alması ister istemez taraftarı Ali Sami Yen’deki lig maçı öncesi ekstra motive ediyordu. Maç başladığında ise adı dokuza çıkan ve asla sekize inmeyecek olan Bursaspor taraftarının takımlarını da kendilerine benzetmiş olduklarını gördük. İsmail Güldüren’in başı çektiği çirkefler ordusunun deplasmana futbol oynamak için gelmediklerini anlamak için âlim olmaya gerek yoktu. Karşılaşma bir futbol maçından çok bir Tarık Solak organizasyonunu andırıyordu. Dilini ısıranlar, yumruk yiyenler, bileğini zedeleyenler arasında sahada oynananların futbol olduğunu bize hatırlatan tek an Nonda’nın skoru 1-0’a getiren golü attığı andı. Bunun dışında Bursaspor takımı maç bittiğinde sahadan 9 kişi ayrıldı. Galatasarayımız lider Sivasspor’un ardından zirve mücadelesini ikinci olarak devam ettirdi.

21 Ocak 2008 Pazartesi

Antalya Büyükşehir Belediyespor: 77 - Galatasaray: 74

Beko Basketbol Ligi'nde 17.hafta mücadelesinde Antalya Büyükşehir Belediyespor'a konuk olan Galatasarayımız sahadan 3 sayılık farkla, 77-74 mağlup ayrıldı. Perşembenin geleceği çarşambadan bellidir derler. Galatasaray için de bu kural değişmedi. Son haftalarda ligde ve ULEB Kupası'nda ortaya konan kötü futbol sonucunda çekirge üçüncü sıçrayışını tamamlayamadı.
Antalya Büyükşehir Belediyespor karşılaşmaya seyircisinin de desteği ile hızlı başladı ve ilk periyodun son 3 dakikasına girilirken skor 15-11 alehimizeydi. Periyodun son anlarında Hite ile bulunan 3 sayılık atış ile farkı 1 sayıya kadar indirerek ikinci çeyreğe 15-14 geride girdik. Antalya ekibi ikinci çeyrekte de oyunun hakimiydi ve karşılaşmanın 14.dakikasını 25-22 önde geçti. Bu dakikadan sonra savunmada toparlanmakta zorlanan sarı-kırmızılı ekibimiz devrenin son 2 dakikasına 38-29 geride girdi. Antalya ekibi soyunma odasına 40-31 önde gitti.
Üçüncü çeyrekte ise takımımız toparlandı. Cüneyt, Erdem ve Hite'nin basketleri sayesinde farkı kapatarak üçüncü periyodu 54-58 önde tamamladı. Son çeyrek ise adeta bir basketbol şöleni halini aldı. Her iki takım da galibiyet için varını yoğunu ortaya koydu ve son 5 dakikaya 62-62'lik beraberlikle girildi. Bu dakikadan sonra oyundan tamamen düşen takımımız sahadan 77-74 mağlup ayrıldı.
Bu yenilgiye rağmen takımımız haftayı lider tamamladı.

20 Ocak 2008 Pazar

Galatasaray: 3 - Sarıyer: 0

Geç kalmış bir maç yazısı. Her ne kadar geçerli bahanelerim olsa da 10 dakikamı ayırıp yazmalıydım. Olmadı. Bursaspor maçı öncesine nasipmiş. Elimizden geldiğince artık...
Türkiye Kupası'nda oynadığımız ilk iki maçta 4 puanla ayrılınca kendi evimizde ağırlayacağımız Sarıyer'i yenmemiz şarttı. Rakibimiz eski gücünden çok uzaktaydı. Bunun ve sakatlıkların etkisiyle de sahaya yedek ağırlıklı bir kadro ile çıktık. Aynı akşam basketbol takımımızın çok kritik bir ULEB Cup maçı olması sebebiyle Ali Sami Yen'de beklenenden de az bir seyirci vardı. Teknik direktör Feldkamp'ın sahaya sürdüğü onbire bakınca şu tabloyu görüyorduk: kalede Aykut; savunmada Sabri, Emre, Servet, Volkan; orta alanda Hasan Şaş, Mehmet Güven, Carrusca, Barış; ileri ikilide de Ümit ve Serkan...
Karşılaşmanın henüz başında Hasan sakatlanarak yerini Mehmet Topal'a bıraktı. Birkaç dakika sonra da şaşırtıcı şekilde yine bir korner organizasyonu ve Serkan'ın kafa vuruşu ile öne geçtik. Dakikalar 26'yı gösterirken Carrusca çok şık bir orta ile topu Ümit'e postaladı ve Ümit de postayı adrese teslim etti. İlk yarı bu skorla sona erdi. Karşılaşmanın ikinci yarısında dengede bir oyun vardı. 83.dakikada Barış Özbek ceza alanı dışından topa vurdu ve yerden de seken top ağlara kavuştu. Bu gol aynı zamanda skoru da tayin etti. Galatasarayımız grubundaki son maçı öncesinde puanını 7'ye çıkardı.

18 Ocak 2008 Cuma

Galatasaray: 72 - CSU Asesoft: 64

Galatasarayımız ULEB Cup'taki grubunda oynadığı 9. maçta Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda Rumen temsilcisi CSU Asesoft'u 72-64 mağlup ederek gruptaki son maçlar öncesinde gruptan çıkmayı garantiledi. Karşılaşma boyunca 21 sayı-5 ribaund-3 asistlik bir performans ortaya koyan Dee Brown aynı zamanda maçın en skorer ismi oldu. Galatasarayımız gruptaki son maçından da galibiyetle ayrıldığı takdirde bir üst tura grup ikincisi olarak çıkmış olacak.

15 Ocak 2008 Salı

Sörf De Yerim Gol De...

Dev Hizmet!

Bilog'un isteğini geri çeviremezdim! İşte yeni kaleci adayımız Martinez'in Polonya'ya attığı gol.