Suffisamment
-
Yeterli zaman varsa, her şeyi görebilirsin.
Hınzır bir gülümsemeyle değil şaşırtmayan bir kaderin cilvesiyle.
Olacağına varırlara hep vardık. Orada vard...
2 hafta önce
Bu site tamamen Galatasaray hakkında sizlere bilgi sunma amaçlı yapılmıştır. O yüzden video ya da ses dosyası gibi şeyler arıyorsanız şimdiden siteyi terketmeniz rica edilir. Beklentileri yüksek tutmak gibi bir niyetim yok. Sadece kişisel tatmin benimkisi.
Yıllar yılı hiç bıkmadın
“Galatasaray’ı hep sevdik biz. Bizim tek derdimiz sarı-kırmızı formamızı giymek ve futbol oynamaktı.” (Muhammet ALTINTAŞ)
Tam anlamıyla bir lider!
UEFA Kupası’nda deplasmanda yenilen 3 gole karşın alınan galibiyet yüzleri biraz olsun güldürmeye yetmişti. Sırada ligde tırmanışa geçebilmek için alınması gereken bir 3 puan vardı. Rakip ise geçtiğimiz sezon Bank Asya 1.Lig’i şampiyon olarak tamamlayan Süper Lig’in yeni ekibi Kocaelispor’du. Körfez’e Mehmet Topal, Ümit, Linderoth, Emre Güngör, Arda, Sabri, Hakan, Uğur gibi oyuncularımızdan yoksun gittik. Bu isimlere yedeklerden üç kişi daha ekleseniz şampiyonluğa oynayacak bir takım rahatlıkla çıkar. Deplasmana “eksik” çıkan ilk 11 ise De Sanctis, Volkan, Hasan, Meira, Servet, Ayhan, Kewell, Aydın, Baros ve Nonda’dan oluşmaktaydı. Eh, zaten bu yüzden Süper Lig’in açık ara favorisi değil mi Galatasaray?
“Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalden aşağısının başarısızlık” olarak belirlendiği sezonda Avrupa’daki rotamızı çizdiğimiz en gerçekçi kulvar olan UEFA Kupası’na “Saraçoğlu’nda final” hedefiyle vira bismillah deyip attık oltayı. Rast gelmesi en büyük temennimizdi. Birçok büyük balık içinde oltaya vuran bu denizlerin acemisi, ta İsviçre’den akıntıya kapılıp yolunu şaşıran AC Bellinzona’ydı. Şöyle ilk maçtan rahat bir skor alıp “Sen yenisin galiba” demek vardı…
Bir tarafta memleketinizin takımı, diğer tarafta gönlünüzü kaptırdığınız takım olunca haliyle biraz garip geçiyor maç. Sonuna dek Galatasaraylı idik, o ayrı. Heyecan deseniz, haddinden fazla… Eee, kolay değil koca bir yazın ardından sevgili ile ilk defa mabette buluşacak olmak, bu yüzden tatili biraz da olsa erken noktalamak… Yine de insan biraz tat tuz istemiyor değil. Yol yorgunluğunun üzerine biraz da sinir biniyor en nihayetinde. Sonra “Biz demiştik”i tekrarlıyor açılıp kapanan dudaklarımız… Kewell ve Arda bir arada oynar mı? Oynamazdı. Oynayamıyorlar da… Birini kazanırken birini kaybedeceksin, o olacak. Peki iki uzun stoperle maça başlanır mı? Neden başlanmasın? Ancak başlanmazsa daha bir güzel olur sanki… Bir takım kendi evindeki maçlarda bile neden sıradan rakibine karşı baskı kuramaz? Taraftar “Cehennem”in yok oluşuna niye göz göre göre izin verir? Sağ bekte bir uğursuzluk mu vardır? Vesselam oraya geçenin ya ayağına bir şey oluyor ya da kafası yarılıyor… Hepsinden de ötesi var… Galatasaray şu haliyle Bellinzona karşısında ikinci bir Tromso vakasıyla karşı karşıya gelir mi?
...hani yılları sayar da insan
“Hiçbir takım Galatasaray’dan daha iyi olamazdı. Benim için her şey çok mükemmeldi. Diğer takımlar bana ne verebilirdi ki? Belki daha çok para.” (Gheorghe HAGI)
Dün akşam saatlerinde kulüpten son bir transfer haberi geldi. Beşiktaşlı Serdar Kurtuluş'un kardeşi, Bursaspor'un genç oyuncusu Serkan Kurtuluş kendisini 5 yıllığına Galatasaraylı yapan imzayı attı. 1990 doğumlu oyuncu sağ bekte görev almakta.
Bükreş'te bırakılan Şampiyonlar Ligi'nin ertesinde ilk resmi maçımız olacaktı Kayserispor müsabakası. Rakip Kayserispor, maçın oynanacağı yer de Kayseri olunca temkinli yaklaşmakta fayda vardı. Her şeye rağmen Skibbe'nin bu maçta kadro değişikliğine başvurmasını bekliyordum. Bunun da takıma olumlu yansıyacağından adım gibi emindim. Hasan Şaş'ın yokluğunda sağ kanatta Aydın'a yer vermesini ısrarla bekliyordum ki yanılmadım. Kalede ise Aykut kesik yedi. Yerini İtalyan kaleci Morgan de Sanctis'e bıraktı. 4 gün önce hazır olmadığı gerekçesiyle tercih görmeyen kaleci şartlar olgunlaşınca bir anda hazır oluverdi. Maçı kurtaran adam da ondan başkası değildi ama buraya daha sonra döneceğim.
Superleague Formula dün Donnington Park'ta yapılan yarışlar ile resmen başladı. Sıralama turlarından itibaren "Alışıldık yarışların dışında" tabirinde bulunduğumuz yarışın kendisi de bir garipti aslında. Kötü demiyorum bakın, garipti. En garibi de formasyon turunun ardından araçların durmaksızın yarışa başlamalarıydı. Bunun dışında, ilk yarışa 7'nci cepten başlayan takımımız ilk yarışın ortalarına doğru yarış dışı kaldı. İkinci yarış ise saat 16:00'da başladı. İlk yarıştaki sıralamanın tersi yönünde dizildi bu kez takımlar ve Galatasaray aracı 5'inci cepte başladı yarışa. Yarışın uzun bir bölümünü ikinci sırada götüren aracımız yaşadığı teknik arıza nedeniyle ikinci yarışı da tamamlayamadı. İlk yarış sonunda lider olan ekip Çin temsilcisi Beijing Guoan oldu.