erkek basketbol 2008/2009 sezonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erkek basketbol 2008/2009 sezonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2009 Pazar

Galatasaray: 78 - Fenerbahçe Ülker: 62

Galatasaray erkek basketbol takımı bu sezon rakiplerine karşı verdiği mücadele kadar kendi içindeki sorunlarla da mücadele ediyor fakat tüm bu vahim tabloya karşın yine de ligin tozunu attırmayı başarıyor. Sezon başında takımda tutulamayan oyuncular, bir türlü bulanamayan "coach" ve dolayısıyla adam bulamayınca Murat Özyer ile devam kararı, Ziziç'in takım içinde sorunlar yaşaması ve kendi kulüp aramaya başlaması, Ayhan Şahenk'in önemli maçlar dışında 10-20 kişilik bir taraftar grubu tarafından tavaf edilmesi... Tüm bunlara geçtiğimiz hafta sonu mağlup olduğumuz Beşiktaş maçının ardından antrenör Murat Özyer'in takım ile ilişkisinin kesilmesini de ekleyelim. Beko Basketbol Ligi'nde geride bırakılmış bir 12 hafta var ve Galatasaray oynamış olduğu iki büyük maç dışındaki tüm maçlarını kazanmış. O iki mağlubiyet de bilindiği üzere Efes Pilsen ve Beşiktaş Cola Turka'ya karşı alınmış. Özellikle geçtiğimiz hafta oynanan Beşiktaş maçında takımın kazanmak için en ufak bir çaba dahi sarfetmemiş oluşu, Murat Özyer'in yerine yardımcı antrenör Koray Mincinozlu'nun getirilişi ve sıradaki rakibin son üç maçında rakip potalara 100'er sayıdan aşağı atmayan Fenerbahçe Ülker oluşu Galatasaray için 13.haftayı çok anlamlı kılıyordu. Ezeli rakibe mağlup olmak, galibiyet alışkanlığından vazgeçmek, ligdeki istikrarı kaybetmek... Ya da ezeli rakibi yerle yeksan etmek, takım üzerindeki karabulutları dağıtmak ve bu ligde yıllar süren hasreti en nihayetinde bitirebileceğimize dair olan inancımızı kamçılamak... Dün ikinci seçeneği seçti Galatasaray!
Günler öncesinden bitmişti karşılaşmanın biletleri. Öyle ki maç günü Ayhan Şahenk etrafında salona girmeyi bekleyen ancak yer olmadığı için giremeyen fazladan 1500 taraftar vardı. Tahmin ediyorum bu durum da Türk basketbol tarihinde bir ilktir. Salonun içi ise adeta bir karnaval alanı gibiydi. Pankartlar, sarı-kırmızıya boyanıp gelmiş binlerce insan, tezahüratlar... Geçtiğimiz seneki atmosfer birebir yakalanmış, hatta üstüne dahi konmuştu. İki taraftar biri üzerine düşeni yapmıştı. Üzerine düşeni yapma sırası artık takımdaydı... Fenerbahçe Ülker karşılaşmaya Emir Preldzic'in sayıları ile başlamış olsa da çabuk toparlanan Galatasaray Zizic, Hüseyin Beşok ve Atkins ile arka arkaya bulduğu sayılar ile 14-0'lık bir seri yakaladığında dakikalar 9'u gösteriyordu ve skor tabelasında 23-11'lik bir Galatasaray üstünlüğü göze çarpıyordu.
İkinci çeyrekte farkı kapatmak için uğraşan konuk ekip savunma güvenliğini ikinci plana bıraktı ve Galatasaray potasında skor üretmeye başladı. Fakat son derece istekli ve inanmış bir Galatasaray vardı karşılarında. Günün adamı Hüseyin Beşok'un önderliğinde saldıran Galatasaray rakibin öne geçmesine fırsat tanımadı ve karşılaşmanın ilk yarısı Galatasaray'ın 35-30'luk üstünlüğü ile tamamlandı.
Üçüncü çeyrek ile birlikte karşılaşmanın ivme kazanacağı tahmin ediliyordu ve öyle de oldu. Fenerbahçe'de Emir Preldzic takımını ateşlemek için çırpınırken takım arkadaşları mağlubiyeti çoktan kabullenmiş gibiydi. Preldzic'in sayıları ile maça tutunmaya çalışan Fenerbahçe'nin gardı Hüseyin, Graves ve Zizic üçlüsünün bombardımanları karşısında düştü. Preldzic'in çeyreğin son anında kaydettiği 3 sayılık atış ile Fenerbahçe umutlarını son çeyreğe taşıdı.

Son çeyrekte tribünlerin desteğini artırması ve salonun duvarlarının sallanmaya başlaması ile takım arkasındaki desteği daha iyi hissetmeye başladı ve Fenerbahçe'ye karşı harika bir savunma uygularken hücumda da sayı üretmeye devam etti. Son çeyrekte özellikle Hüseyin ve Antonio Graves'in sazı eline alması ile birlikte karşılaşmanın son 6 dakikasına Galatasaray 15 sayılık bir farkla, 66-51, üstün girdi. Kalan dakikalarda Fenerbahçe Ülker'in son çırpınışları fayda etmedi ve Galatasaray rakibini 16 sayılık bir farkla, 78-62 mağlup etmeyi başardı.
Galatasaray'da geçtiğimiz yılki maçta olduğu gibi bu maçta da galibiyetin başmimarı Hüseyin Beşok oldu. Kenarda Tanjevic'i gören Hüseyin bir başka oynuyor, bu kesin artık. Beşok 23 sayı, 11 ribaund ve 4 asistlik performansı ile göz doldururken; 15 sayı ile oynayan Graves de galibiyette büyük pay sahibi olan bir diğer isimdi.
Bu sonuçla birlikte Galatasaray 13'üncü maçında 11'inci galibiyetini alırken, Fenerbahçe Ülker 13'üncü maçında 4'üncü mağlubiyetini aldı.
Futbol, basketbol, voleybol ya da herhangi bir spor dalı... Farketmiyor aslında... Bir takım hoca değişikliğine gittiği vakit bir tempo kazanıyor. Dünkü Galatasaray'da bunu gördük. Fakat dünkü galibiyette bu faktörün katkısı son derece azdı. Esas olan takımın hafta boyunca biriktirdiği motivasyondu. Öyle ki son üç haftadır rakip potalara 100'den aşağı sayı bırakmayan bir Fenerbahçe'ye 62'den tavşan yaptırabilmiş olmak bunun kanıtı. Maçtan bir gün önce resmi internet sitesinde bu performansa atıfta bulunarak "Taraftar Yine Fark Bekliyor" manşeti atan bir kulübe yılın kapağını taktık. Var mı ötesi!

27 Aralık 2008 Cumartesi

Beşiktaş: 66 - Galatasaray: 58

Geçtiğimiz hafta sonu futbolda karşı karşıya gelen iki ezeli rakip Galatasaray ve Beşiktaş bu hafta sonu ise potada karşı karşıya geldiler. Müsabakadan Beşiktaş 66-58'lik skorla galip ayrılırken, Galatasaray da ligdeki ikinci mağlubiyetini almış oldu. Öte yandan gündüz oynanan Tekerlekli Sandalye Basketbol Ligi'nin açılış maçında Galatasaray, Beşiktaş'ı deplasmanda 90-72 mağlup ederek lige galibiyetle başladı.

23 Aralık 2008 Salı

Galatasaray: 68 - OYAK Renault: 67

Beko Basketbol Ligi'nde 11'inci haftanın kapanış maçında İstanbul Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda savaşını ligin dibinde veren OYAK Renault'u konuk ettik. Zirveye her geçen hafta daha da sıkı tutunan ve yaklaşan zorlu maçlar öncesi kayıp yaşamak istemeyen Galatasaray bir hayli çekişmeli geçen maçtan tek sayılık farkla, 68-67, galip ayrıldı. Galatasaray'da 28 sayı ve 12 ribaundluk performansı ile göz dolduran Hüseyin Beşok eski günlerinden bir demet sunarken, galibiyetin baş mimarı oldu. Takımımız 12'nci hafta maçında karşılaşacağı Beşiktaş derbisini beklemeye başladı.

16 Aralık 2008 Salı

Mersin Büyükşehir Belediyesi: 70 - Galatasaray: 75

Vallahi de billahi de maçlardan bihaber olduğum için yazmamazlık etmiyorum. Takip de ediyorum ama bloga taşıma işine biraz üşeniyor muyum ne! Aslında şu sıralar pek zaman da bulamıyorum. Son zamanlarda ben maçları yazıp çizene kadar o maçlar zaten didik didik incelenmiş oluyor.
Öte yandan Galatasaray ligde fırtına gibi esmeye devam ediyor. 10 haftayı geride bıraktık bu maçla beraber ve aldığımız galibiyet sayısı 9. Tek fireyi bildiğiniz üzere lider Efes Pilsen karşısında verdik.
Öyle işte ya... Maç yazısından çok her şeye benzeyecekti zaten bu yazı. Daha fazla kasmanın alemi yok.

12 Aralık 2008 Cuma

Galatasaray: 81 - Kepez Belediyesi: 68

Okuyor musunuz, okumuyor musunuz bilmiyorum ama evet, ben basketbol hakkında da bir şeyler yazıyorum. Aslında yazmaya çalışıyorum. Pek anlamam öyle basketbol denen oyundan. Ancak söz konusu Galatasaray olunca, kovalıyoruz işte biraz. Ofsayttan anlamayan insanların ofsayt gollere deli gibi sevinmesine benziyor benim basketbol bilgim.
Geçtiğimiz hafta sonu Ayhan Şahenk'te konuk ettik Antalya ekibi Kepez Belediyesi'ni. Cumartesi günü oynanan maçın henüz başında skor tabelası bozulunca maç bir gün sonraya ertelendi. Pazar günü oynanan "devam maçı"nda ise Galatasaray sahadan galibiyetle ayrıldı ve averajla ikinciliğini sürdürdü.
Bir de, tamam Antalyalı'yım ama bir lige iki Antalya takımı fazla sanki. Düşsün Kepez Belediyesi... Antalya Büyükşehir Belediyes yeter kanımca. Nasıl ki Süper Lig'de Kayseri'den iki takım görmek istemiyorsam... İşte o hesap!

3 Aralık 2008 Çarşamba

Casa TED Kolejliler: 66 - Galatasaray: 75

Maçın üzerinden 5 gün geçmiş, ben daha yeni yazma fırsatı buluyorum. Belki de hatırıma şimdi düşmüştür, bilemeyiz.
Biraz garip bir grafik çiziyor bu sezon Galatasaray. Ligde sekizinci haftanın maçıydı Ankara deplasmanındaki Casa TED Kolejliler müsabakası. "Ankara deplasman sayılmaz" diyoruz, bir bildiğimiz varmış demek ki. Efes Pilsen firesinden başka kaybımız yok Beko Basketbol Ligi'nde. Bu maçtan da 75-66'lık galibiyetle ayrılarak ikinci sıradaki yerimizi korudur. Avrupa'da tatsısız biraz ama lig için hâlâ umudumuz var.

24 Kasım 2008 Pazartesi

Galatasaray: 71 - Pınar Karşıyaka: 55

Karşıyaka taraftarı Özgür'ün bir hafta kadar önce elim şekilde hayatını kaybedişi, tribünleri dolduran az sayıdaki Galatasaray taraftarının buna kayıtsız kalmayışı ve tabii ki sporun olmazsa olmazı: Skor! 7'de 6 yaptık... Adım adım gidiyoruz!

21 Kasım 2008 Cuma

Erdemirspor: 53 - Galatasaray: 63

Galatasaray, Efes Pilsen mağlubiyetinin ardından deplasmanda Erdemirspor ile karşı karşıya geldi. Maçtan 10 sayılık farkla galip ayrıldık. Fakat ben başka bir konuya değineceğim sanırım. Sanmıyorum hatta, öyle. Yıllarca bu ülkede salonların boşluğundan, basketbola olan ilgisizlikten dem vurduk. Son iki senede hem salonlar dolmaya başladı hem de basketbol ligi daha bir ilgiyle takip edilir oldu. Hiç kuşkusuz bunda kulüplerin yatırımları büyük önem taşıdı. Belki de Ülker'in yatırımı, bilemeyeceğim orasını. Ancak daha ilgi yeni yeni çekilmeye başlanmışken nedir bu ligi şifreli kanaldan verme işi? Sorarım size, dünyanın en prestijli ligini bile şifresiz izleyebiliyorken kendi ligimizi şifreli izlemek zorunda oluşumuzun mantıklı açıklaması nedir?

17 Kasım 2008 Pazartesi

Galatasaray: 84 - Efes Pilsen: 91

Garip ve sinir bozucu bir havası vardı cumartesi gününün. Pazar günleri nasıl bir sıkıntı kaplıyorsa insanın içini geride bıraktığımız cumartesi gününün üzerimizde yarattığı etki de bunun bir benzeriydi. Kapıya dayanmış vize haftası, başına oturulan ders kitaplarının ve projelerin bir türlü bitmek bilmezliği, üstüne üstlük aynı salonda arka arkaya oynanacak olan iki derbinin kana karışan heyecanı... Ayhan Şahenk'te önce Fenerbahçe'yi konuk ettik. Bayan basketbol takımımız Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda farklı mağlup ettiği rakibini bu kez ligde kendi seyircisi önünde mağlup etmek gayesiyle çıktı parkeye. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Rakip Fenerbahçe'yse, zaten genellikle hesaplar çarşıya uymuyor bizde. Makus talihimiz midir, yoksa gerçekten bahtsız mıyız, bilemiyorum. 6 gün içerisinde ikinci Fenerbahçe mağlubiyetimizi aldık. Sonrasında Efes Pilsen maçı vardı. Ne moral kalıyor ne de başka bir şey tabii. Boynumuza doladığımız atkının hatrına oturmuyoruz yine de yerimize. Skora bir etki yapmaya çalışıyoruz son bir gayretle ama nafile. Sahadaki beşli tribünden de kötü olunca günü iki mağlubiyetle kapatıp, ders kitaplarının başına geri dönüyoruz.

8 Kasım 2008 Cumartesi

Galatasaray: 76 - Selçuk Üniversitesi: 70

Yenilmez Armada kazanmaya devam ediyor. Son derece çekişmeli geçen müsabakada, Ayhan Şahenk'te konuk ettiğimiz Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi'ni 76-70 mağlup ederek Beko Basketbol Ligi'nde 4'te 4 yaptık. Her iki takımın da zaman zaman birbirine üstünlük kurduğu maçta, Galatasaray'ımız özellikle Antonio Graves'in 25 sayı ve 3 ribaundluk performansı ile galibiyete uzandı. Dejan Milojevic de 13 sayı ve 13 ribaund ile double-double yaparak çılgın attı. Maç boyunca rakibini 19 top kaybına zorlayan sarı kırmızı formalılar özellikle ikinci yarıdaki etkili oyunuyla zafere ulaştı.

3 Kasım 2008 Pazartesi

Bandırma Banvitspor: 86 - Galatasaray: 95

Üç yıl öncesi... Galatasaray erkek basketbol takımı ligin son haftasına girildiğinde küme düşme tehlikesiyle karşı karşıya... İşin playofflarda şansa bırakılmaması için deplasmanda Bandırma Banvitspor'a karşı bir son hafta galibiyetinin koparılması şart. Tüm iyi niyetine karşın, sadece alabileceği muhtemel bir galibiyet için sahaya çıkmış olan sarı-kırmızı formaların karşısında gereksiz bir sinir harbi, nefret var. Bandırma'da her rengi bulmak mümkün. Turuncu az, yanına lacivert getirilmiş sarı ise olabildiğine fazla. Abdi İpekçi'de Fenerbahçe'ye karşı mı mücadele veriyorduk yoksa Bandırma'da mıydık bilemez konumdaydık. Maç yediğimiz küfürlerle başladı, başladığı gibi de bitti. Galatasaray'ın kaybetmesi için hazırlanan ortamda istenilen olmuştu. Galatasaray'ın işi playoff'a kalmıştı. Kınalar ellerden kasıklara doğru yönelmeye başlamıştı. Fakat Galatasaray küme düşmemişti tabii. Köpek-dua-kemik üçgeni arasından sıyrılmayı bilmişti her zaman.
O günden bu yana çok şey değişti. Artık ne Galatasaray'ın eski acizliğinden ne de Bandırma'daki "renklerin kardeşliği"nden eser var. Geçen sezon yeniden yapılanma sürecindeki bir takım için başarılı sayılabilecek bir mertebeye erişen, ULEB Kupası'nda yarı finale kadar yükselen Galatasaray'ın yenilenen kadrosuyla bu sezonki hedefleri daha büyük. Ve gerçekten öyle hedefi olmayan, daha doğrusu hedefini rakiplerine göre kuran Banvitspor gibi takımlara karşı maç kaybetmeyi kabullenmeyecek bir takım olduk. Guroviç-Ziziz-Graves üçlüsü takımı sırtına alma görevini üstlenenler oldu bu maçta. Bandırma'yı 95-86'lık galibiyetimizle sessizliğe boğup, Avrupa Kupası 2.Ön Eleme Turu'nda karşılaşacağımız KK Buducnost maçı için İstanbul'a geri döndük.

28 Ekim 2008 Salı

Galatasaray: 92 - Antalya BŞB: 68

Darüşşafaka galibiyeti ile başladığımız Beko Basketbol Ligi'nin ikinci haftasında geçen sezon iyi işler yapan ve bu sezon yoluna Avrupa kupalarında devam eden Antalya Büyükşehir Belediyesi'ni Ayhan Şahenk'te ağırladık. Başarılı sayılabilecek bir sezonun ardından daha büyük hedeflerle yola çıkan Galatasaray'ımız zorlu geçmesi beklenen bu maçtan 24 sayılık bir farkla, 92-68, galip ayrılmayı bildi. Bu galibiyette 26 sayı ile oynayan Antonio Graves ve 20 sayı ile maçı tamamlayan Milan Guroviç'in payı oldukça büyüktü. Dejan Milojevic de 9 sayı ve 13 ribaundluk performansıyla göz doldurdu. Memleketimin takımı Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne Galatasaray maçları haricinde başarı dileklerimi ileteyim buradan :)

19 Ekim 2008 Pazar

Darüşşafaka:58 - Galatasaray:73

İyi başlayıp kötü biten bir sezon... Her biten sezonun bir de yenisi olduğunu hafızalara çiviler yardımıyla kazımak... Yeni sezon, yeni umut...
Galatasaray Erkek Basketbol Takımının Ziziç, Guroviç, Antonio Graves ve Strickland ile kuvvetlenen kadrosu Türkiye Kupası'nın ardından ilk defa görücü huzuruna çıktı. Ligdeki ilk rakibimiz yaklaşık 10 gün evvel Türkiye Kupası'nda mağlup olduğumuz Darüşşafaka Cooper Tires oldu. İç saha maçlarımızı da oynadığımız Ayhan Şahenk'te konuk olarak yer aldık bu maçta. Son çeyrek hariç oyunda üstünlüğümüzü rakibe kabul ettirmeyi başardık. Rakibin bizden zayıf oluşu da işimizi kolaylaştıran başlıca etkendi. Öyle ya da böyle Galatasaray sezona galibiyetle başladı ki önemli olan da bu. Fakat gerçekçi olmak gerekiyor ki bu sezon Galatasaray'da geçtiğimiz sezonki havadan eser yok gibi. Basketbol bakımından sezona bayan basketbolcularımız damgasını vuracak, erkek takım izleyecek gibi.