
Bu site tamamen Galatasaray hakkında sizlere bilgi sunma amaçlı yapılmıştır. O yüzden video ya da ses dosyası gibi şeyler arıyorsanız şimdiden siteyi terketmeniz rica edilir. Beklentileri yüksek tutmak gibi bir niyetim yok. Sadece kişisel tatmin benimkisi.
Yakın geçmişte çok heyecanlı olurduk biz. Heyecanımızın katlandığı günler genellikle salı ve çarşamba geceleri olurdu. Stadyumdan odamıza kadar ulaşan "Hizanaaaa Şampiyooooooonz" şarkısına kendimize eşlik ederken, farkına varmazdık belki ama diken diken olurdu tüylerimiz. Nou Camp'tan puan çıkarmanın plânlarını yapardık evdeki ahali ile. Teknik direktöre giydirirdik en fazla, eğer işler yolunda gitmiyorsa. "Ulan Davala forvet mi oynatılır" ya da "Şimdi Hagi olacaktı ki..." gibi cümleler kurmak bile ayrı bir haz verirdi. Maç boyunca odada bulunan koltukların hiçbirine oturamayışımız, bunaltan stresin bir getirisi olarak içinde bulunduğumuz odada sürekli olarak bir o yana bir bu yana gidip gelişimiz... Ağzımızdan düşürmezdik Manchester United ve Porto ile birlikte Devler Ligi'ne en fazla katılan takım olduğumuzu... Yıllar geçti, biz salı ve çarşamba geceleri iliklerimize kadar hissettiğimiz heyecanı artık unutur olduk.
Bu sene de şampiyonluklar göreceğiz Galatasaray!
Verilen tüm emeklerinin, yüreklerde yer eden tüm beklentilerin, harcanan yığınla paranın karşılığı bu olmamalıydı. Rahmetliyi nasıl bilirdiniz? Bir şey söylemek mümkün değil ama Galatasaray'ı hiç iyi görmedik bu gece.
Derler ki Şampiyonlar Ligi logosunda bulunan 8 yıldızdan biri Galatasaray'ı temsil eder. Bunun nedeni açıklamak için şimdi sizleri 1993-1994 sezonuna götürmek istiyorum. Bahsini etmiş olduğum sezon Şampiyon Kulüpler Kupası'nın formatının ve isminin değişerek Şampiyonlar Ligi'ne resmen dönüştüğü sezondur. Ön eleme turunda ilk önce Cork City geçildikten sonra sıra o meşhur Manchester United eşleşmesine gelmiştir. O sezon Manchester United tüm harcamalarını bu kupayı kazanabilmek üzerine yapmıştır ve otoriteler tarafından da ilk Şampiyonlar Ligi'nin en önemli favorisi olarak işaret edilmektedir. Tüm bunlardan cesaret bulan İngiliz ekibiyse ülkemizin kendi dillerindeki karşılığına esprili bir dille atıfta bulunarak "Hindi kızarmaya geliyor" üst başlıklı yazılarını gazetelerine taşıyorlardı. Sonrası malum... Galatasaray rakibini daha eleme turunda saf dışı bırakmayı başardı ve sırf bu maçta yaşanan sonuç yüzünden UEFA büyük takımları kollamak amacıyla seribaşı uygulamasını hayata geçirdi. Bu eşleşmenin ardından düzenlenen ilk Şampiyonlar Ligi'ne katılacak 8 takım belli olmuştu ve bunlardan biri de Galatasaray'dı. O zamanki formata göre grup müsabakalarına 8 takım katılabiliyor ve bunlar da 4'erli 2 gruba dağılıyorlardı. İşte başlangıçta sözünü ettiğim Şampiyonlar Ligi logosundaki 8 yıldız kupaya katılan ilk 8 takımı temsil eder ve bunlardan biri de tahmin etmekte güçlük çekmeyeceğiniz üzere Galatasaray.
Futbol garip oyun. Günü geldiğinde devranı döndürmeyi, eski defterleri bir bir açmayı çok sever. Önce Fenerbahçe'ye sundu bu fırsatı ve karşısına çıkardı MTK'yı. Şimdi de bize kendi elleriyle sundu Steaua'yı. Yıl 1988. Galatasaray efsanevi maçta Neuchatel Xamax'ı Şampiyon Kulüpler Kupası'nın dışına itmiş ve bir sonraki turda Monaco'nun rakibi olmuş. Arsene Wenger'e ilk şakasını o yıl yapmış Galatasaray ve çeyrek finalde Fransız ekibini safdışı bırakmış. Yarı finaldeki rakip o yıl kupanın en büyük favorisi; Steaua Bucharest. Rumen temsilcisi ilk maçta bitiriyor takımımızın hayallerini. Bunda pay sahibi olan en büyük isim ise çok tanıdık; Gheorghe Hagi. Hoş, o yıl Galatasaray'ın elinden bir Avrupa kupası alan Hagi, bir on yıl sonra Galatasaray'a olan borcunu ödüyordu sanki. Neyse ama, konu bu değil.